DELİORMANLI | |
PROF. DR. HAYDAR BAŞ’IN PROFOSÖRLÜĞÜ HAKKINDA
10:55, 2009-Dec-12
.. 1 Yorumlar
.. Link
Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın etrafında estirilen fitnelerden bahsetmişken, akademik unvanı hakkında estirilen fitnelerden de bahsedelim. Utanmadan sıkılmadan Sayın Baş’ın Profesörlüğünün sahte olduğunu iddia edenlerin yanında, bunlar yetmezmiş gibi YÖK tarafından da bu unvanı kullanamayacağı hakkında dava açılmıştı. Bu ne garip bir olay ki unvan alınan üniversite ile kısa bir yazışma neticesinde bile öğrenilebilecek bu gerçek ard niyetliler tarafından çarpıtılmaya çalışılmıştır. YÖK ün iddiası; mademki Sayın Baş bu unvanı Türk Üniversitelerinden almadı o zaman Türkiye’de bu unvanı kullanamazmış. Bu unvanı kullanmak için mutlaka Türk üniversitelerinden denklik almalıymış. Bu iddia çok sürmeden mahkeme kararıyla reddedilerek beratına karar verilmişti. Saçmalığıyla da tarihe geçecek bu iddianın şekline ve içeriğine bakmak yerine medyanın da desteği ile Sayın Baş’ın akademik unvanı etrafında yıllarca fitne estirilmişti. Dünyanın her yerinden alınan unvan gayet tabi geçerli olacaktır. Türk üniversitelerinin dışında unvan alanların unvanını kabul etmemek gibi saçma bir iddia ne kadar ilmi ne kadar gerçekçi olabilirdi ki… Prof. Dr. Haydar Baş Meltem TV’de yayınlanan, Ekoanaliz programında hakkındaki iddialara cevap verirken Akademik unvanı konusundaki tartışmalarla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999–1460 ve 1999–1380 sayılı kesinleşen kararı. YÖK’ün şikâyeti neticesinde benim akademik unvanımla ilgili yapılan yargılamada verilen kararın sonucu şöyledir: “Dosyadaki belgelerden Bakü Devlet Üniversitesi tarafından profesörlük unvanı verildiği ve Azerbaycan Yüksek Onay komisyonu tarafından onaylandığı görülmektedir. Öte yandan iddia ve savunma her ikisi de Mesaj TV’de yapılan bir programda sanığın bu unvanı kullanmasından başka bir eylemi tarif etmemiştir. Hiçbir yasal düzenleme bu unvanı tarif edilen bir şekilde kullanılmasını engelleyemez. Aksi düşünüldüğünde ülkemizde gerçekleştirilen bilimsel toplantılarda yurt dışından gelen yabancı bilim adamlarının bu unvanı kullanmasının ancak müşteki kurumca Türkiye’de geçerli sayılması halinde mümkün olabileceği gibi bir sonuç ortaya çıkartılması gerekmektedir. Oysa günümüzde böyle bir iddia düşünülmeyeceği gibi zaten 2547 sayılı yasada da böyle bir düzenleme yoktur. Öte yandan TCK’nin 252. maddesine göre bilimsel bir unvan olan profesörlüğün mülki ve asgari bir devlet memurluğu olarak düşünülmesi de mümkün olmadığından sanığın üzerine atılan suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatına karar verilmiştir. Karar tarihi 12,1999.” PROF. BAŞ’A YÖNELİK İFTİRALAR CEVAP BULUYOR Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Meltem Televizyonunda yayınlanan Ekovizyon programına katılarak hakkında yapılan dünden bugüne bütün iddialara cevap verdi. Böylece kötü emel sahibi olan iddia sahiplerinin oyunu bozuldu. Prof. Dr. Baş, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden bu yana hakkında açılan ‘davalar’ sonucunda uğradığı mağduriyetleri tek tek anlattı. Son 29 yıldır her hükümet döneminde onlarca davaya maruz kaldığını belirten Prof. Dr. Baş; hakkında açılan ceza davalarının tümünün beraatla sonuçlandığını, buna mukabil açtığı tazminat davalarını da kazandığını belgeler sunarak (avukatlarıyla birlikte) dile getirdi. Hakkında açılan 20 bin sayfalık davalardan ve hepsinden berat edişlerini karşılığında kazandığı tazminatlardan örnekler vererek gerek askeri gerek sivil mahkemelerde karşılaştıklarını en ince ayrıntısına varıncaya kadar anlattı. Sizin de malumunuzdur ki saatler süren açıklamaların makale çapında ele alınması mümkün değildir. Ancak birkaç satırda olsa aktaracağım sözler şunlardır; BTP Genel Başkanı, “Ben ne askerin, ne de devletin adamıyım. Ben milletin adamıyım” ifadesini sık sık kullandı. Prof. Dr. Haydar Baş, “Ben hiçbir zaman ne devletimi, ne askerimi, ne de bununla ilgili kurum ve kuruluşlarımı Yüce Milletimizin huzurunda eleştirip, bundan bir puan elde etmek istemem. Benim de senelerden beri kulağımıza gelen bu dedikodulara bir gün cevap vermemiz gerekiyordu.” Dedi ve bunların sebeplerini dile getirdi. “Devletin hiçbir günahı yoktur, ordunun da hiçbir günahı yoktur. Bunlar kurum ve kuruluşlardır. Devleti ve milleti ayakta tutan irade, zihniyetine ve ideolojisine göre vatandaşa tavır takınıyor. Ben o gün de, bugün de aynı inançtayım: Devletin hiçbir günahı yok, bu devlet benim devletim. Ordunun hiçbir günahı yok, bu ordu benim ordum. Bunlar olmazsa, millet diye bir kurum olmaz. Yıllardan bu yana oynanan oyun ordu ile devleti devre dışı bırakıp, millet denilen bu köklü varlığı yok etmektir. İşte ben bunun savaşını verdim, veriyorum.” Evet değerli dostlar Sayın Baş’ın iddialara cevap verdikten sonra şimdi bu iddialarda bulunanların yapması gereken eğer varsa, kızarmış yüzleriyle milletten ve Sayın Baş’tan özür dilemelidirler. Peki, Prof. Dr. Haydar Baş beye kulak verselerdi ne olurdu?.. U.Kepekçi-TUNALIM Yorum Ekle { Last Page } { Page 79 of 240 } { Next Page } |
HakkimdaBen Kimim ? Arsiv Arkadaslarim Resimlerim LinklerKişisel SitemTUNALIM FORUM MSN BLOG Milli Ekonomi PİCASE WEB ALBÜM BLOG SPOT ALBÜM Türk Tarihi Danna Garcia Album MESAJ HABER Sinema İzle KategorilerSon EklenenlerOku Türk evladı oku...KİM NEYE “EVET” DİYOR FARKINDA DEĞİL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ LİDER OLUNMAZ, LİDER DOĞULUR! “HAYIR” DA YARIªALIM… KÖYLÜYÜ PKK'NIN KUCAĞINA İTİYORLAR ABD,AKP VE PKK "EVET" DİYOR. 1982 ANAYASA'SINA RAHMET OKUTACAKLAR... ''HAYIR'' GEREKÇELERİMİZ (1-2-3-4-5) AKP’nin yaptıklarını hangi akıl sahibi yapar?! Made in USA bir paket “Hayır” de başından defet ‘Yarın Artık Bugündür!..’ Bu ‘Yedi Düvel’ Anayasasıdır! BRÜKSEL'DEN ŞEFAAT UMANLAR "EVET" DESİNLER ‘TÜRK’ DEMEK ‘İSLAM’ DEMEKTİR DİNİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZ MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜN TEMİNATIDIR. İSRAİL'İN UYGULADIĞI KATLİAMLAR İsrailli Yöneticilerin Yargılanması için imza katılımı GANDİ KEMAL BATININ KILICINI KUŞANIYOR SİZ TERÖRÜ BİTİRMEZSENİZ,SONUNDA TERÖR SİZİ BİTİRİR. Arkadaslarim |