Donör
Donör
( Kendi Vücudundan Hayat Bagislayan )
Renklerin yüzlerde güz oldugu
Sararip ve soldugu
Varligi hic eksilmeyen umutlarin kislarinda
Baharlari düslemek
Kutuplardaki buz gibi!
Oysa; " YARADAN,DAN UMUT KESILMEZ "
Umutsuzlugun en son dip uc noktasinda
Yaradan,ina siginmis bu kalp.
Mucizelerin reankarnasyon gösterdigi
Bir baska kalbin metanet yüklü duygularinin
Cesaretler zirvesinden vicdanla verilen
Öncelikli ikinci bir yasamla hayat buldu!
Bu hayat; Altindan tepsi, gümüsten tasla
Yüce Yaradan,dan sunulu!
28.09.2009 Melle/Deutschland
Yakup Icik
Zoraki Ihtilal!
Zoraki Ihtilal!

emir mi verdin be güzelim?
oniki eylül gibi bir ihtilal yapti askin gönlümde!
sardin sarmaladin hayatimi en ince kilcaldamarlarimdan
tuttun bedenimin her zerresini köse bucak
asksiz özgürlügümü elimden alip,
tutsak ettin beni kendine köle yapip.
sokaga cikma yasagi gibi yasak koydun bakislarima
senden baska bir güzeli de göremiyorum!
senden de asla vazgecemiyorum
simdi pompaliyorsun soluksuz bir heyecan
varligini her an yanimda hissettirip.
dayanir mi demiyorsun kalbime
zalimce bagliyorsun kendine iliklerimden
farkinda misin koca bir haksizlik ettiginin?
özgürlük haklarimi elimden aldin sen
fasist askinla
biliyormusun darbeci güzelim...
Yakup Icik
Ölüm/üm (Tasvir)
'Dünya,ya geldiginiz gün bir yandan yasamaya bir yandan,da ölmeye baslarsiniz'...(MONTAIGNE)
Ansizin bir sey oldu bana
issiz bir sessizlik oldu
gözlerim kapali sanki
hareket etmiyorum
konusmuyorum
suskunum
zifiri bir karanlik alabildigine
zindan karasindan daha kara
katran rengi mi desem
tarifsiz bir karanlik...
Nasilda hemen duyuldu?...(!)
örtülmüs üstüme beyaz bir kefen
mor güllerin o tatli rengini almis dudaklarim, suskun
tenim sanki gecelerdeki ay gibi!
Akisleniyor evrenin sevgilisi cobanyildizi,nin muhtesem rengi her yerimde
ve herkes agliyor bana, basimda
öyle an ki o an..
sanki figanlar her makamda besteleniyor
deste deste hüzün kederli yüzlerde
kötülüklerim unutulmus o an
herkes iyiliklerimden bahsediyor
bütün gözler oluk oluk akiyor
'oysa ben aglamaya utanirdim! '
simdi bana agliyor bu millet
aglama demek istiyorum, diyemiyorum
...yikaniyorum
...el üstündeyim
yaratildigim mis gibi topragin icindeyim
üstümde cayir, cimen ve otlar
gelecek icin gidenlerdenim simdi!..
(09.07.1999) (24.03.2006)
melle-almanya
Yakup Icik
...Kisa Bilgi!
Çoğumuz acıdan ve yaşamın gerçeklerinden kaçış yolu olarak şu veya bu zaman ölümü düşünmüşüzdür. Kontrolü kaybettiğimizi veya kontrolden vazgeçtiğimizi hissettiğimiz (depresyon) zaman ölmek isteriz.
Bazen kızdığımız insanları cezalandırmak veya başkalarına acı vermek (intikam) için ölmek isteriz. Bazen olumsuz duyguların altında ezilir, ümidimizi kaybederiz. Bu olumsuzluklardan kurtulmanın yolunu bulamaz, tek kurtuluşun ölüm olduğunu düşünürüz. Ölümü istemek cesaretsizliğin son aşamasıdır. Kendini sevmenin tam tersidir.
Bazen ölüm en kolay çözüm olarak görünür. Eğer böyle hissediyorsanız, büyük olasılıkla en kolay çözümdür. En kolay yolu seçmek cesaret gerektirmez. Cesaret, nedenini anlamasanız da, istemeseniz de en zor yolu seçip, takip etmektir. Kahramanın görevi ıstırabı, acıyı değiştiremeyeceğini kabul edip, yapabileceğinin en iyisini yapmaktır.
Ölmek istemek genellikle denetimimizde olmayan bir şeyi kontrol etmek istemekten kaynaklanır. Yaşamımızın amacını ve niçin burada olduğumuzu bilmiyoruz. Hayatımızın diğer insanlara etkisini, diğerleriyle etkileşimini ve tablonun bütününü algılayamıyoruz. Zamanından önce ölmek kestirmeden gitmektir ve kestirmeden gitmeye kalkınca genellikle yolumuzu kaybeder, gideceğimiz yere daha uzun sürede varırız. İntihar en tehlikeli kumar olabilir çünkü bir sonraki adımın ne olduğunu bilmiyoruz.
Ölüm bir son, ama acaba acının sonu mu? Gittiğimiz yere giderken çözümlenmemiş sorunlarımızı da kendimizle birlikte götürürüz. Benzer şekilde kendi ölümümüze karar verince de olumsuzluğu ve acıyı beraberimizde götürüyor olabiliriz.
Ölmek istemek ve yaşamın enerjisini ölüme odaklamak gücümüz ve kontrolümüz dışındaki şeylere hükmetme yanılgısını üretir. Hayallerin bizi yaşamdan uzaklaştırdığını biliyoruz. Yaşamdan kaçış olarak ölümü istemek, dışsal şeylere odaklanmasının bir başka yoludur.
Ölüm yaşamın doğal sürecinin bir parçasıdır ve bu anlamda ölüme hazırlanmak yaşamı bugün sonuna kadar değerlendirmek anlamına gelir. Bazı açılardan yaşamın tümü ölümün provası olarak düşünülebilir. Sevgi, cesaret ve gelişim dolu iyi bir yaşamımız olursa, ölüm gelince kabullenmek hiç de zor bir karar olmaz. Gerçekte bu karar hiçbir şekilde bizim kararımız değildir.
Paradoks şudur ki hayatı ne kadar dolu dolu yaşarsak, ne kadar kahraman olmaya çabalarsak, ölümden o kadar az korkarız. Yaşarken güçlü ve cesur olan, ölürkende güçlü ve cesur olur. Şimdi yaşamımızdaki acıları kabul edersek, gelecekte olacakları da kabule hazırlanmış oluruz. Hayattaki amacımızı bilemeyeceğimize göre, neden tüm olasılıklara hazırlıklı olmayalım?
Tüm cesaretinizi kaybettiyseniz ve en kolay yolu seçmeyi düşünüyorsanız, sizi yüreklendirecek şeyler bulmaya çalışın. Cesaret oralarda bir yerde ve siz, sizin için en iyi noktada ölmeyi hak ediyorsunuz. Bunu ançak kontrol hayalini bırakırsanız yapabilirsiniz.
Gerçek cesaret emin olmadan, korkarak ve bütünü kavrayamadan, yapmak, yaşamak, herşeyi denemektir. Kahramanlara özgü bir görevle-yaşamınızla-karşı karşıyasınız ve yaşamınız süresince size eşlik edecek tek kişi için, kendiniz için bir kahraman olabilirsiniz.
...öyle yada böyle sükut icinde bekleyecegim seni ölüm!
Duygularim Sende Mahpus (Azerice)
Duyğularım səndə həbsdə
*
Duyğularım səndə həbsdə,
Hisslərim sənə qandallı,
Dilimdə həsrət nəğməsi,
İçimdə dərd növbələri...
* * *
Baxışların öldürücü,
Eşqin qan davası sonsuz.
Otağım soyuq, boğucu,
Gecələr qaldım mən yalnız.
* * *
Hər gün yazıram sənə mən,
Taleyimdən gileyliyəm.
Göndərdiyim namələrdə
Bir ürək, bir ox çəkirəm.
* * *
Duyğulara qəm qatmayaq,
Sevirəm mən, inan, səni,
Misraların arasında
Sevgin məhv edibdir məni...
Şeir:Yakub Içik
Tərcümə: Sima Ənnağı, Azərbaycan)
Türkce(Rap)Beste/Seslendirme: Tugay KIRAZ-Oguzhan BEKAR-Abdullah Koray ICIK
* * * * * * * * *
Duygularim Sende Mahpus
* * *
Duygularım sende mahpus
Hislerim sana kelepçeli
Dilimde hasret şarkısı
İçimde dert nöbetleri....
* * *
Bakışların can yakıcı
Bitmez bu aşkın kan davası
Odam soğuk bunaltıcı
Yalnız kaldım geceleri...
* * *
Her gün sana yazıyorum
Kaderime kızıyorum
Gönderdiğim mektuplara
Bir kalp, bir ok, çiziyorum...
* * *
Duygulara gem vurulmaz
Seviyorum inan seni
Satırların arasında
Aşkın gel_git yakar beni...
Söz: Yakup İCİK
Müzik: Sedat ERDOĞDU
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Düs/ün/emi/yorum
fotomontaj bir versiyon ruhumu acmaz bir anahtar
evrensel kavramlarin birlestirici silüetinde
en son uc noktada geriye dönüsü olmayan sabrin sonunda
onca söylenen sarkilar, türküler, oynanan skecler,yatrolar, filmler
ve cizilen resimler
ironik eylemlerin gölgesinde isigini aksetmiyor.
ve hic te ic acmayan asina dramatik görüntü yansimalari;
bir figanla arsa eren agitlar, renk cümbüsü yer ve gök kan!
hani diyordun ya aziz insanlik;
' hosgörü yollarinda erdemlere giderken önyargilari silecektin.'
ben pes ettim dogrusu
sirilsiklam ihanetlerin gözyaslarinda yüzüyorum.
nefes almak gibi bir hünerim
katledilmis masum insanlarin akan kaninin
bir cukur icinde olusturdugu 'kan-gölü,'de yok!
icimde hep takintim oldu artik düs/ün/emi/yorum;
bana aski ögretin
ya da aglamayi
herkes sevgiden bahsediyor
sevilende kim?
Yakup Icik
{ Last Page } { Page 1 of 4 } { Next Page }
|